Kategori: Finans ve Bankacılık Haberleri

ING Bank Araştırması: Türkiye’de Tasarruf Eğilimleri Ne Durumda?

ING Bank Araştırması: Türkiye'de Tasarruf Eğilimleri Ne Durumda?

ING Bank’ın ülke çapında gerçekleştirdiği “Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri” araştırmasının 2015 yılı ilk çeyrek sonuçları açıklandı. ING Bank Genel Müdürü Pınar Abay’ın açıkladığı sonuçlara göre, Türkiye’de tasarruf oranlarında 2014’e kıyasla bir miktar yükseliyş oldu ve kentsel nüfusun yüzde 13.2’si “tasarrufum var” dedi.

Oysa kentsel nüfustaki tasarruf sahipleri oranı 2014’ün ilk iki çeyreğinde araştırma tarihinin en yüksek oranını yakalamış, ancak 2014’ün ikinci yarısında gerileyerek yüzde 11,5’a düşmüştü. Bu oran 2015’in ilk çeyreğinde yüzde 13.2’ya yükseldi ama beklendiği kadar kalıcı bir yükseliş olmadığı görüldü.

Bu küçük yükselişte, küresel ve ulusal finansal belirsizliklerin ve piyasalardaki dalgalanmaların önemli bir rolü olduğu düşünülüyor. Enflasyondaki artış ve 7 Haziran seçimleri öncesi yaşanan ekonomik gelişmelerin bireyleri tedbir amaçlı tasarrufa itmiş olabileceği tahmin ediliyor. Tasarruf etme nedenlerinde de yükselişe geçen “beklenmedik durumlara karşı güvence” unsurunun bu değişimde öne çıktığını gözlemleniyor.

Merkez Bankası’nın özellikle likidite tarafında daha sıkılaştırıcı politika uygulamalarıyla piyasa faizlerinde, dolayısıyla mevduat oranlarında gözlenen yükseliş ve reel getirilerdeki artış da bireylerin tasarruflarını olumlu etkiliyor. Bununla birlikte, düzenli tasarruf yapanların, tüm tasarruf sahipleri arasındaki oranının yüzde 69 ile araştırma tarihinin en yüksek seviyesine ulaşmış olması dikkat çeken diğer bir unsur… Bu orandaki artış, tasarrufun bir alışkanlık ya da bir davranış biçimi olduğu yönündeki görüşü destekler nitelikte görülmekte…

Tasarruf sahipliğindeki artış sınırlı bir seviyede olmakla birlikte, tasarrufların giderek daha fazla sistem içine kaydığı da araştırmada ortaya çıktı. Finansal varlıkların dağılımı incelendiğinde, yastık altı olarak tabir edilen mali sistem dışı varlıkların toplam varlıklar içindeki payı gerileme eğilimini koruyor. Sistem içine dahil olan tasarruf oranının yüzde 78 ile son 3 buçuk yılın en yüksek oranını yakaladığı görülüyor.

Araştırmadan elde edilen bir başka sonuç ise, sistem içi araçlarda mevduat ve BES’in payının giderek artması oldu. TL vadeli mevduat yüzde 35 ile en fazla tercih edilen tasarruf aracı konumunda bulunuyor. TL vadeli, vadesiz ve döviz mevduatları toplandığında, bireylerin tasarruflarını değerlendirdiği araçlar içerisinde mevduat ürünlerinin payının yüzde 50’ye ulaştığı ortaya çıkıyor. Bu oran, ING Bank araştırmalarında 2013 ortasından bu yana yakalanan en yüksek düzey oldu.

Ayrıca uzun vadeli bir yatırım aracı olan bireysel emeklilik fonları ve hayat sigortalarının toplam yatırım araçları içerisindeki payının giderek daha fazla büyüdüğü gözleniyor. BES’in yükselen bir grafik çizmesi ve mevduat ürünlerinden sonra yüzde 17 ile en yüksek paya sahip olması da uzun vadeli yatırımların sürdürülmesi açısından yararlı bulunuyor.

Tags : , , , , ,

HSBC Bankası Türkiye’den Çıktı. Kredi Borçları Ne Olacak?

HSBC Bankası Türkiye'den Çıktı. Kredi Borçları Ne Olacak?

Türkiye’de 1999 yılından beri bankacılık faaliyeti yapan
HSBC, Türkiye’deki 298 şubesini satarak çıkma kararı aldı. Bu kararın HSBC yönetimi tarafından resmen duyurulmasıyla birlikte “HSBC’de hesabı olan mevduat sahipleri ne yapacak? Bankaya kredi borcu olanların durumu ne olacak? Banka çalışanlarının durumu ne olacak?” gibi sorular gündeme geldi.

9 Haziran 2015 günü itibariyle satış sözleşmesi henüz imzalanmadığı ve bu konuda duyuru yapılmadığı için HSBC’nin 298 şubesinde normal bankacılık işlemleri devam ediyor. Banka çalışanları da satış öncesinde olduğu gibi normal çalışmalarını sürdürüyorlar. HSBC’nin satışı için şu anda Fibabank, ING Bank ve geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye giriş yapan Çin merkezli ICBC’nin isimleri geçiyor. HSBC Bankası bu adaylardan birisine satılacak ve bankanın sahipleri değişmiş olacak.

HSBC Türkiye CEO’su James Emmett’ın 9 Haziran 2015 günü yaptığı yazılı açıklamada, “Her zaman olduğu gibi önceliğimiz müşterilerimiz ve çalışanlarımızdır. Bu süreçte, müşterilerimize kesintisiz bir şekilde hizmet sunmaya devam edeceğiz” ibaresi yer aldığı için hesap sahiplerini ve banka çalışanlarını olumsuz etkileyecek bir durum bulunmuyor. Bankanın yeni sahibi belirlendikten sonra çalışanlar, yeni banka ismi altında çalışmasına devam edecek. Mevduat hesabı sahibi olanların birikimleri zarar görmeden yeni bankaya aktarılırken HSBC’ye kredi borcu olanların borçlarını da yeni banka devralmış olacak.

Tags : , , , , ,

HSBC Türkiye’den Çıkma Kararı Aldı

HSBC Türkiye'den Çıkma Kararı Aldı

HSBC, 1990 yılından bu yana faaliyet gösterdiği Türkiye’deki faaliyetlerini satma kararı aldı. Böylece uzun süredir piyasalarda konuşulan, ancak banka yönetimi tarafından doğrulanmayan çıkma kararı kesinleşmiş oldu. HSBC Türkiye CEO’su James Emmett, bugün yaptığı yazılı açıklamada, “Her zaman olduğu gibi önceliğimiz müşterilerimiz ve çalışanlarımızdır. Bu süreçte, müşterilerimize kesintisiz bir şekilde hizmet sunmaya devam edeceğiz” şeklinde açıklama yaptı. Açıklamada, HSBC tarafından daha detaylı açıklamaların ileri tarihlerde yapılacağı belirtildi.

Bir İngiliz – Hong Kong ortak bankası olan HSBC Türkiye, 2014 yılı itibarıyla 298 şube ve dijital bankacılık kanallarıyla hizmetlerini yürütüyor. Merkezi Londra’da bulunan ve dünyanın en büyük bankacılık ve finans hizmetleri kuruluşlarından biri olan HSBC Grubu, Avrupa, Asya-Pasifik bölgesi, Kuzey ve Güney Amerika, Ortadoğu ve Afrika olmak üzere 73 ülke ve bölgede yaklaşık 6 bin 100 şubesiyle hizmet veriyor.

9 Haziran 2015 Salı günü itibariyle HSBC’yi hangi bankanın satın alacağı henüz bilinmiyor. Daha önce yayımlanan bazı haberlere göre, HSBC Türkiye’yi satın almak üzere Fibabank, Hollanda merkezli ING Bank ve Tekstilbank’ı satın alan Çinli ICBC ilgileniyor. Haberlerde ayrıca, HSBC Türkiye ile ING Bank arasında çeşitli görüşmelerin yapıldığı ve 9 Haziran 2015 tarihinde (bugün) teklifin resmi olarak sunulacağı belirtiliyordu.

Tags : , , , , , , ,

Finans Piyasalarının Konuştuğu 4 Seçim Senaryosu…

Finans Piyasalarının Konuştuğu 4 Seçim Senaryosu...

Türkiye için büyük önem taşıyan 7 Haziran genel seçimleri yaklaşırken finans dünyası, seçim sonrası oluşacak hükümet yapısıyla ilgili 4 farklı senaryoya odaklandı. 8 Haziran’da nasıl bir meclis tablosu ortaya çıkacağı konusunda farklı senaryolar dile getirilirken dolar ve faizlerin yönünün ne olacağına dair tahminler yürütülüyor. Finans uzmanları ve analistlerin senaryoları iktidardaki Akparti’nin meclisteki sandalye sayısının ne olacağı konusunda yoğunlaşıyor. Çoğunun ortak görüşü ise, piyasanın en çok seveceği seçim sonrası senaryosunda bile finansal ortama uzun süreli bir rahatlama gelmeyeceği yönünde…

Analistlerin görüşüne göre, Türk tahvil faizleri, bu yıl gelişen ülkeler arasında en hızlı yükselen faizler oldu. Hem seçim sonrası oluşacak bir koalisyonun ekonomi politikalarını yönetemeyeceğine, hem de mecliste nitelikli bir çoğunluk oluşması ihtimaline yönelik endişeler de bu artışta kısmen etkili oldu.

Yabancı yatırımcı yine Akparti diyor

Yabancı yatırımcılar tarafından yayınlanan raporlar, yabancıların en çok Akparti tek başına iktidarının devamını istediğini gösteriyor. Tek başına Akparti iktidarından yanalar ama anayasayı değiştirebilecek nitelikli çoğunluğu elde etmesini istemiyorlar. :u da Akparti’nin mecliste 276 ile 330 arasında bir sandalye elde etmesini istediklerini ortaya koyuyor. Akparti’nin 330’un üzerinde sandalye kazanması, başkanlık için referandumu zorlayacağı için nitelikli çoğunluğu desteklemiyorlar.

Bir kısım analist ise, Akparti’nin tek başına iktidar olacak çoğunluğu elde etmesi, ancak anayasayı değiştiremeyecek kadar oy aldığı senaryonun gerçekleşmesinin dahi “yatırımcıları heyecanlandırmayacağını” düşünüyor. Akparti’nin elde edeceği ılımlı bir çoğunluğun da geçtiğimiz son beş yıla benzer sonuçlar yaratacağını düşünüyorlar.

Şimdi, finans çevrelerinde sıkça konuşulan seçime dair dört senaryo ve ekonomi politikaları açısından beklenen sonuçlarını inceleyelim.

Akparti’nin nitelikli çoğunluğu elde etmesi

Bu senaryoya göre HDP barajı geçemez ve Akparti, mecliste üçte ikinin yani 367’nin üzerinde sandalye alır. Akparti anayasa değişikliği ve başkanlık sistemi için bastırır. Yabancı yatırımcılar böyle bir sonucun piyasalar açısından daha az tercih edilir bir sonuç olduğunu düşünüyorlar.

Buu senaryoya göre, Borsa İstanbul 100 endeksindeki hisseler ve TL aşağı yönlü baskı altında kalır, yani dolar yükselir. 10 yıllık tahvil faizlerinde 75 baz puan artış görülebilir.

Akparti’nin 330 ile 367 sandalye arasında kalması

Akparti en az 330 sandalyeyle çoğunluğu elde eder, ancak meclisin referanduma gitmeden anayasayı değiştirmesini sağlayacak 367 sandalyeyi alamaz. Bu durumda HDP muhtemelen barajı geçmesine yetecek oy oranını elde edemez.

Yabancı yatırımcılar, bu durumun piyasa açısından tercih edilir olduğunu, ancak başkanlık sistemi belirsizliğine dair sorunlar olabileceğini düşünüyorlar.Bazı yatırımcılar ise yönetimde gerekli kontrol mekanizmalarının etkisini azaltacağından yatırımcıların bu sonucu “olumsuz” olarak algılayacağını belirtiyor.

Akparti’nin 276 – 330 arasında sandalye kazanması

Akparti, mecliste 276 ile 330 arasında sandalye alır. HDP barajı geçer. Akparti tek başına hükümet kurar, ancak tek başına anayasa değişikliği için referanduma gitmesine yetmeyecek kadar oy alır. Bu senaryo Akparti’nin “anayasayla ilgili amaçlarını” törpüleyeceği için piyasalarda kısa süreli bir rahatlama rallisi görülebilir. Yabancı finans uzmanları böyle bir sonucun Akparti’nin daha uzlaşmacı bir yaklaşım benimseyeceği beklentisiyle Türk varlıkları için iyiye işaret olacağını düşünüyorlar. Kısacası yabancı yatırımcının en çok istediği sonuç bu…

Koalisyon senaryoları

Bu senaryoda Akparti 276 sandalye alamaz, HDP meclise girer ve hükümet kurulması için bir koalisyona ihtiyaç olur. Muhalefet partilerinin Akparti ile koalisyona yanaşmaması halinde CHP – MHP koalisyonu veya CHP – HDP koalisyonu kurulur.

Yabancı yatırımcılar, koalisyon senaryolarına iki farklı açıdan yaklaşıyorlar. Bir kısmının düşüncesine göre, koalisyon hükümeti kurulması halinde hükümet ve cumhurbaşkanı arasında anayasa çatışma riski doğabilir. Hükümet ile cumhurbaşkanı çatışması hız kazanırsa TL yoğun baskı altında kalır ve dolar fiyatarı yükselir. Merkez Bankası da doları durdurmak için Ocak 2014’ten bu yana ilk kez faizleri yükseltmek zorunda kalabilir.

Bir koalisyon hükümetine olumlu açıdan bakan yabancı yatırımcılar da var. Türkiye’deki yüksek kutuplaşma seviyesi düşünüldüğünde iki partinin kuracağı bir koalisyon hükümeti, siyasi istikrar ve kritik konularda uzlaşma kültürünün sağlanması açısından olumlu sonuçlar getirebilir.

Tags : , , , , , ,

Ziraat Katılım Bankası Nedir, Nasıl Hesap Açılır?

Türkiye’nin ilk kamu katılım bankası olan Ziraat Katılım Bankası, 20 Mayıs 2015 Cuma günü yapılan açılış töreniyle ülke çapında faaliyetlerine başladı. “Paylaştıkça daha fazlası…” sloganıyla yola çıkan banka, Türkiye’nin beşinci katılım bankası olurken ilk kamu katılım bankası sıfatını da elde etti. Ziraat Bankası bünyesinde kurulan Ziraat Katılım Bankası’nın açılışı, faizsiz bankacılık alanında tarihi bir adım olarak nitelendi.

Ziraat Katılım Bankası yetkilileri, bankanın misyonunun ne olacağını özetlerken, müşterilerini her koşulda dinleyen ve onlara özgü çözümler sunmayı temel ilke edinen bankanın yalnızca müşterileri ve hissedarları için değil, tüm topluma ve paydaşlarına değer katacak çalışmalarda bulunacağını ifade ettiler. Katılım bankacılığı prensiplerine uygun ürünler ve alternatif dağıtım kanallarıyla her zaman müşterilerinin yanında olacaklarını dile getirdiler.

Faizsiz bankacılık alanında faaliyete geçen Ziraat Katılım Bankası bireysel bankacılık faaliyetleri şu öğeleri içeriyor: TL ve Yabancı Para Cari Hesapları, Katılma Hesapları, Yatırım Ürünleri, Finansman Ürünleri, Nakit Yönetimi, Banka Kartı Hizmetleri. Buradaki Finansman Ürünleri başlığının altında ise konut finansmanı, taşıt finansmanı, dayanıklı tüketim finansmanı, eğitim finansmanı, hac ve umre finansmanı, doğal gaz dönüşüm finansmanı, bireysel iş yeri finansmanı, bireysel arsa finansmanı ve ipotekli bireysel finansman gibi hismet alanları yer alıyor.

Sayılan bireysel bankacılık faaliyetlerinin yını sıra kurumsal bazda da şu hizmetller veriliyor: Kurumsal finansman desteği, finansal kiralama, doğrudan borçlandırma sistemi, gayrı nakdi kredi ürünleri, nakit yönetimi ve kiralık kasa hizmetleri…

Ziraat Katılım Bankası’nın vizyonu ve misyonu ise şu sözlerle ifade ediliyor: Ziraat Katılım Bankası olarak vizyonumuz; sadece Türkiye’de değil, bölgesinde de katılım bankacılığına güç veren, sürekli değer üreterek; her aşamada paylaştıkça daha fazlasını müşterilerine öneren, evrensel, saygın ve lider bir katılım bankası olmaktır.”

“Misyonumuz; müşteri ihtiyaç ve beklentilerini en iyi şekilde anlayarak, onlara en doğru kanaldan en uygun çözüm ve değer önerilerini sunan, katılım bankacılığı prensiplerinin, etik değerlerinin ve sosyal sorumluluğunun bilincinde olarak dünya standartlarında sürdürülebilir kârlılık ve verimlilikle faaliyet gösteren, müşteri memnuniyetini gözetmek suretiyle finansal erişimi kolaylaştıran bir katılım bankası olmaktır.​”

Tags : , , , , ,

8 Haziran Pazartesi Bankalar Tatil mi?

7 Haziran Pazar günü tüm Türkiye’de yapılacak genel seçimler sonrası okulların kapalı olacağı, öğrenciler ve öğretmenlere bir gün tatil verileceği açıklandı. Buna gerekçe olarak da okulların seçim merkezi olarak kullanılması ve seçim sandıklarında öğretmenlerin görevli olması gösterildi. Bu tatil kararı önce Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açıklandı, hemen ardından YÖK de bir karar alarak üniversitelerin 5 – 9 Haziran tarihleri arasında tatil olmasını kararlaştırdı.

Ancak bu kararın ardından vatandaşlar, 8 Haziran Pazartesi günü özel sektör kuruluşlarının ne olacağını merak etmeye başladılar. Başta bankalar ve finans kurumları olmak üzere “özel sektörde çalışanların durumu ne olacak? sorusu gündeme geldi. 7 Haziran Pazar günü yapılacak seçimlerde öğretmenlerin ve kamu görevlilerinin yanı sıra özel sektörde çalışanların da görev yapacaklar. Oy ve Ötesi gibi sivil toplum örgütleri aracılığıyla sandıklarda müşahit olarak görev yapacak olanlar, seçim gecesi geç saatlere kadar sandık başında olacaklar. Durum böyle olunca pazartesi günü bankalar açık olacak mı sorusu sıkça soruluyor.

Burada hemen belirtelim ki, sandık başlarında müşahit olarak görev yapanlar gönüllük esasına göre çalışacağı için pazartesi günü tatil olması durumu söz konusu değil… Seçim gecesi çok geç saatlere kadar görev yapsalar bile, pazartesi sabahı normal mesai saatiyle birlikte işlerinin başında olacaklar. Dolayısıyla 8 Haziran Pazartesi günü banka ve finans kuruluşlarının çalışmasında herhangi bir aksama olmayacak. Bankalar normal mesai saatinde açılarak bankacılık işlemlerine devam edecekler.

Tags : , , , ,

Bank Asya’da Parası Olanlar Ne Yapmalı?

Bank Asya'da Parası Olanlar Ne Yapmalı?

29 Mayıs Cuma günü akşam saatlerinde BDDK tarafından yapılan açıklamada Bank Asya’ya el konularak TMSF’ye devredildiği bildirildi. Kısa adı BDDK olan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun açıklamasında, Asya Katılım Bankası’nın (Bank Asya) temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin, kısmen veya tamamen devri, satışı veya birleştirilmesi amacıyla Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredilmesine karar verildiği bilgisi verildi.

BDDK’nın bu açıklaması cuma günü mesai bitimine rastladığı ve araya hafta sonu tatili girdiği için Bank Asya’da mevduat hesabı bulunan hesap sahiplerinde doğal olarak tedirgin bir bekleyiş başladı. Yapılan resmi açıklamada teknik deyimlere yer verilmesi nedeniyle içeriğini tam anlamayan hesap sahiplerinin 1 Haziran 2015 sabahını beklemekten başka çaresi kalmadı.

Peki, 1 Haziran 2015 Paızartesi sabahı, Bank Asya’da katılım hesabı bulunan hesap sahipleri banka şubelerine gittiğinde neyle karşılacak? Devletin banka hesapları için verdiği 100.000 TL güvence Bank Asya için de geçerli olacak mı?

BDDK’nın konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Bank Asya’ya el konulmasının sebebi şöyle açıklanıyor: “Bankanın içine düştüğü mali sıkıntı yüzünden değil, ortaklık yapısındaki niteliğe ilişkin belgelerin bulunmaması nedeniyle el konulmuştur.”

Bank Asya ve BDDK yetkilileri bankadaki katılım hesaplarının 100.000 TL’ye kadar olan kısmının devlet güvencesi altında olduğunu, bu güvencenin katılım bankaları için de geçerli olduğunu belirtiyorlar. Bu da şu anlama geliyor: Bank Asya’ya el konulmasından sonra bankanın ortaklık yapısı başta olmak üzere birçok konuda değişiklikler yapılacak, ancak bankada hesabı olanlar herhangi bir zarar görmeyecek. Bank Asya bünyesinde müşterilere sunulmakta olan ihtiyaç kredisi, havale, çek bozdurma, EFT, kredi ödemeleri gibi normal bankacılık işlemleri de 30 Mayıs öncesinde olduğu gibi devam edecek.

Tags : , , , , ,